Aceb mi…
-Bahtî (Sultan I. Ahmed)-
Aceb mi aşk-ı yâr ile gönlüm eylese ülfet
Benimle ol idi zîrâ ezel bezminde hem-sohbet(1)
Nice müddet tek u pû eyledim firkat diyârında
Hidâyet rehber oldu çün göründü âlem-i vuslat
Hudâ avni ile şehr-i visâle çün kadem basdım
Bulup cân-ı kadîmim anda ettim cân ile rağbet
Firâk âlâmın ol bana ben ana eyledim takrîr
Erişdi hamdülillâh ıyd-i vasla rûze-i firkât
Çün ol yâr-i kadîminle mülâkât eyledin Bahtî
Safâ gülzârı içre kıl anunla dâimâ sohbet
Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Şaşılır mı yârin aşkıyla gönlüm ülfet etse (kaynaşsa). Zira benimle ezel meclisinde sohbet arkadaşı oydu. Nice müddet koşturdum ayrılık diyarında. Hidayet rehber olduğunda vuslat (kavuşma) âlemi göründü. Allah’ın yardımıyla vuslat şehrine ayak bastığımda, orada kadim (ezelden, eskiden beri var olan) dostumu bulup can ile rağbet ettim. Ayrılık acılarını o bana, ben de ona anlattım. Allah’a hamd olsun, ayrılık orucu vuslat bayramına erişti (oruç günleri bitti bayram geldi). Çünkü o kadim (ezelden) sevgilimle buluşup görüştüm. Sefa gülşeni (gülbahçesi) içinde onunla daima sohbet et.
Şiir Notları:
(1) Bezm-i elest: Elest meclisi. Allah Teala’nın ezelde ruhları yarattıktan sonra “Elestü bi-rabbiküm?” (Ben sizin Rabbiniz değil miyim?) diye hitap ettiği, ruhların da “Belâ” (Evet) diye Allah’ı tasdik ettikleri meclis. Bakınız: “Hani Rabbin (ezelde) âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ demişti. Onlar da ‘Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin).’ demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, ‘Biz bundan habersizdik.’ dememeniz içindir.” (Araf, 7/172)