Hab-ı Gafletten Uyanub…

-Adlî (II. Bayezid)-

Hâb-ı gafletten uyanub zînet-i eşcâra bak
Kudret-i Hakka nazar kıl revnak-ı ezhâra bak

Gözün aç gör nice ihyâ oldu emvât-ı zemîn
Haşr-ı ihyâda o münker etdüğü inkâra bak(1)

Sebz-pûş olub kıyâma durdular her bir şecer
Kıldılar secde huzûr-ı kalbile kühsâra bak

Minber-i şâh üzre çıkmış va‘z ider murğ-ı çemen
Selsebîl âyâtını tefsir ider enhâra bak

Meşrebin âb-ı revân gibi eger sâf eyleyüb
Âşık-ı sâdık geçersin gel beru dîdâra bak

Hâr fikri bülbüle gülden komaz bûy-ı vefâ
Yok hisâbına say ağyârı beru gel yâre bak

Yârın anda kalim dersin fiğân u zârda
(Adlîyâ) bunda işdüğün fiğân u zâra bak

Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Gaflet uykusundan uyanıp ağaçların süsüne bak. Hakk’ın kudretine nazar et, dikkatle çiçeklerin göz alıcılı güzelliğine bak. Gözünü aç gör nasıl ihya oldu, hayat buldu, canlandı ölü olan zemin. Ölülerin diriltilip toplandığı günde o inkârcının ettiği inkâra bak. Yeşillere bürünüp kıyama durdu, her bir ağaç secde etti kalp huzuruyla dağlara bak. Dal kürsüsü üzerine çıkmış vaaz eder çayır çimen kuşu (bülbül). Selsebil ayetlerini (sebil gibi akıp giden ayetleri/içimi tatlı hoş olan suyu) tefsir eder nehirlere bak. Meşrebini, huyunu suyunu akan su gibi saflaştırıp sadık âşık geçinirsin, gel beri de sevgiliye bak. Diken fikri bülbüle, gülde vefa kokusunu bırakmaz(?) Gayrıyı yok say, gel beri yâre bak. Yarın orada (ahirette) ah vah, feryat figan etmeyeyim dersen ey Adlî, burada (bu dünyada) işittiğin ağlayıp inlemelere bak (merhamet et zavallılara).

Şiir Notları:
(1) “Haşr-ı ihyâda” yazan kelime bazı yerlerde “Haşr-ı ecsâda” (cesetler/bedenler haşredildiğinde) şeklindedir. (2) “Orada bir pınar ki ona ‘selsebil’ adı verilir.” (İnsan, 76/18)


Destek ol 
Rastgele Getir