İn Alefhâ...
-Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî-
İn alefhâ mî nihem ez behr-î çîst
Tâ pedîd âyed ki hayvân cins-i kîst
Gûrk ez âhû çü zâyed kûdekî
Hêst der gurgîş u âhûyî şekî
Tû giyâh u üstühan pîşeş bırîz
Tâ kudâmîn sû küned ô gâm tîz
Ger be sû-yî üstühan âyed segest
V’er giyâ hâhed yakîn âhû regest
Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Koyduğum bu otlar ne içindir? Hayvanın hangi cins olduğunun ortaya çıkması içindir. Kurt ahudan (ceylandan) hamile kalıp yavruladığında, (doğan yavru) kurt mu ahu mu şüphelidir. Sen ot ve kemiklerden (o yavrunun) önüne dök. Hangi tarafa çabucak adımlayacak (bakalım). Eğer kemik tarafına giderse köpektir. Eğer ot isterse kesin ahu damarlıdır (o cinstendir).
Şiir Notları:
“Fâilâtün/ fâilâtün/ fâilün” – Mesnevî-i Manevî’de, Muaviye İblis’e hilelerinden bahseder. İlerleyen beyitlerde de İblis Muaviye’nin bu suçlamalarına karşı kendini savunur.